ALACAKLININ, BORÇLUNUN MALLARI HAKKINDA ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI AÇMASI

27 Nisan 2022 karal_karal 0 Comments

Bir taşınır veya taşınmaz üzerinde elbirliği veya paylı mülkiyet hakkı bulunan hissedarlar, taşınır veya taşınmazlar hakkında aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesini isteyebileceği gibi satış yoluyla da ortaklığın giderilmesini isteyebilir. Bunun yanı sıra aşağıda daha net açıklayacağımız üzere İcra İflas Kanunu tarafından alacaklıya da borçlunun mallarına ilişkin ortaklığın giderilmesi davası açma konusunda bazı haklar tanınmıştır.

Ortaklığın giderilmesi davası açılması için öncelikli kural ilgili taşınır veya taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkının var olmasıdır. Yani bu davayı açacak kimsenin elbirliği veya paylı olarak mülkiyet sahibi olduğunu ispatlaması gerekecektir. Alacaklının konumu bunlardan hiçbirisi değildir. Zira alacaklı taşınır veya taşınmaz hakkında herhangi bir hakka sahip değildir. Ancak alacaklının alacağını temin edebilmesi için bazı koşullara uymak koşuluyla ortaklığın giderilmesi davası açma hakkı verilmiştir.

Alacaklının borçlunun malları hakkında ortaklığın giderilmesi talebinde bulunabilmesi için, borçlunun söz konusu mal üzerinde elbirliği mülkiyetinin olması gerekmektedir. Zira paylı mülkiyet hakkına sahip kimsenin payı net olarak belli olduğu için üzerinde tasarruf hakkı da mevcuttur. Borçlu bu tür taşınır veya taşınmazlar hakkında haciz tesis edilmesini isteyebileceği gibi bu mallar üzerindeki payın paraya çevrilmesini de talep edebilir.

“Olayımızda; davacı, icra mahkemesinden İ.İ.K.nun 121. maddesine göre almış olduğu yetkiye göre taşınmazın ortaklığının giderilmesini istemiştir. Borçlu ortağın, borcundan dolayı, paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi için dava konusu taşınmazın elbirliği halinde mülkiyete konu olması gerekir. Dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazda borçlu paydaş H….. P….. 1/4 oranında müstakil payının bulunduğu, payın elbirliği mülkiyetine tabi olmayıp paylı mülkiyet hükümlerine tabi olduğu son gelen tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı alacaklı borçlu paydaşın bu payını bağımsız olarak haciz ettirip sattırma olanağına sahip olduğundan davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2012/3027 E., 2012/4989 K. sayılı ve 29.03.2012 tarihli kararı)

Alacaklı ortaklığın giderilmesini istediği taşınmaz hakkında bazı usuli işlemleri yerine getirmekle mükelleftir. Bu durum İcra İflas Kanunu’nun 121. Maddesinde düzenlemiştir.

Paraya çevirmenin diğer tarzı. İştirak halinde mülkiyet hisseleri:

Madde 121 – Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi yukarki maddelerde gösterilmeyen başka nevi malların satılması lazım gelirse icra memuru satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden sorar.

Kanun maddesinde de açıkça düzenlendiği üzere iştirak halindeki malların satılabilmesi için icra müdürünün bu hususu icra mahkemesine sorması gerekmektedir. Tabii olarak bu işlemin yapılabilmesi icra takibinin tarafı olan alacaklının bu yönde icra müdüründen talebi de olması gerekmektedir. Sonrasında mahkeme takibe konu hacizli taşınmaz hakkında alacaklıya ortaklığın giderilebilmesi davası açabilmesi için yetki verir. Bu yetki dahilinde açılan davanın elbirliği mülkiyeti hakkına sahip olan tüm mülk sahiplerine karşı açılması usuli bir şarttır.

Ortaklığın giderilmesine dair icra mahkemesinden yetki alan alacaklının yetkisi sınırlıdır. Zira mahkemenin bu yetkiyi vermesindeki amaç alacağın tahsil edilebilmesini sağlamak olup fazlaya ilişkin kısım hakkında da ortaklığın giderilmesini istemek, alacaklıya bir menfaat sağlamamakla birlikte borçlu hakkında da aleyhe bir durum yaratmaktadır. Örnek vermek gerekirse 50.000 TL’lik borcun tahsili için yalnız bir taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi suretiyle satış yapılması yeterli iken mahkemenin verdiği yetki belgesine dayanarak borçlunun başkaca taşınmazları hakkında da ortaklığın giderilmesini talep etmek hukuki yarar ilkesine aykırılık teşkil eder. Zira alacaklının, diğer taşınmazları da davaya konu etmesinde hukuki olarak hiçbir yarar yoktur. Bu konuya ilişkin yargıtayın emsal bir kararı mevcuttur:

“Borçlu ortağın alacaklısı icra hakimliğinden İ.İ.K.’nun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmazlar için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur, icra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan icra müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir. Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.

Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.

Olayımıza gelince; borçlu ortakların borcu nedeniyle alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasında mahkemece icra takibine konu borç miktarı saptanmadan ve ne kadar taşınmazın borca yeteceği belirlenmeden 10 adet taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere borçlu ortakların alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edildiğinden icra takibine konu borç miktarı belirlenerek dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortakların payına düşecek değer tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.”(YARGITAY 6.Hukuk Dairesi Esas: 2010/ 9596 Karar: 2011 / 67 Karar Tarihi: 17.01.2011)

YAZAR

Stj. Av. Mehtap ERGÜN

NOT: Tarafımız sormak istediğiniz hususları Avukata Sor kısmımızdan sorabilirsiniz. Karal Hukuk Bürosu olarak İstanbul Büyükçekmece merkezli ofisimizde alanında uzman kadromuz ile sizlere hizmet vermekteyiz. İletişime geçmek için Karal Hukuk Bürosunun iletişim sayfasını kontrol edebilirsiniz.

Leave a Reply:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.